Bromo da Gün Doğumu

Uzakdoğu seyahatimize Endonezya yı dahil etmeye karar verdiğimizde kesinlikle gitmemiz gerek dediğimiz ilk 2 yer Bromo ve İjen idi. Bromo benim, İjen ise Burağın ısrarla görmek istediği yerlerdi. Çok zaman kaybetmeden ama tadına vararak bu birbirine yakın sayılabilecek iki noktayı seyahatimize dahil etmek gerçekten zor oldu ama çekilen tüm çilelere değdi.

İlk olarak İstanbul Atatürk Havalimanından THY ile aktarmasız Phuket uçuşumuzu gerçekleştirdik.  10 saatlik aralıksız uçak yolculuğunun ardından 10 saat kadar da havaalanında bekledik. Tabi bulduğumuz her yerde kahve yapma adetimizden vazgeçmeyip, havaalanında telefon şarj etme noktasında kahvemizi yaptık 🙂

Ardından Phuket ten Kuala Lumpur a uçup oradaki havaalanında da geceyi geçirip ( aşırı rahatsız ve sıkıntılı bir havaalanı biz yaptık siz yapmayın ) sabah uçağıyla Kuala Lumpur dan Endonezya nın Surabaya şehrine son uçuşumuzu yaptık.  Surabaya da inip pasaport kontrolünden geçtikten sonra havaalanının hemen çıkışında bekleyen otobüse bindik. Bu otobüs ile şehirlerarası ulaşımın sağlandığı otobüs terminaline gittik. Amacımız Probolingo şehrine geçip oradan da Bromo ya en yakın yerleşim olan Cemoro Lawang kasabasına ulaşmaktı. Otobüs ile Probolingo ya gittik. Otobüsteki görevli Probilingo dan sonra nereye gitmek istediğimizi sordu. Biz de Bromo ya gideceğimizi söyledik. Amacımız Cemoro Lawang a giden dolmuşlara ulaşmaktı ancak bizi özel ulaşım yapan bir firmada indirdi. Firma ile görüştük ve Cemoro Lawang a ulaşım orada konaklama ardından oradan İjen e ulaşım ve konaklama ve son olarak da Bali ye otobüs ile ulaşım şeklinde bir paket sundu. Yaklaşık 300 TL olan fiyat tüm bunlar için makul bir fiyat olduğundan kabul ettik.  Çünkü tüm konaklamaları ve yolculukları ayrı ayrı almış olsak muhtemelen daha yüksek bir ücret olacaktı. İjen in giriş ücreti yerel halka 2,5 TL iken turiste 50 TL. Aynı şekilde yine İjen yakınlarında konaklama imkanları çok az ve 100 TL den başlıyor.

6 kişi bir araca binip Cemoro Lawang a doğru yola çıktık. Yolun bir kısmını gitmiştik ki arabamız arızalandı. Şoför aracın sorununu çözemeyince başka bir araç çağardı. Gelen araç öncekinden daha eskiydi ama olsun sonunda istediğimiz noktaya ulaştık :))

Kalacağımız yere vardığımızda saat akşamüstü 6 civarıydı. Hava buz gibi inanılmaz soğuk. Hani tropikal iklim diyoruz hani nerede :)) Ufak tefek birkaç market var burada. Yiyecek getirmediyseniz buralardan alışveriş yapabilirsiniz. Plan gece 3 te tırmanışa başlayıp gün doğumuna yetişmek olunca biraz dinlenmek gerek. Bu arada eğer konaklama konusunda çok titizseniz bizim yaptığımız gibi homestay denilen bu konaklama şeklini yapmayın deriz.

Gece yarısı 2 buçuk gibi uyandık. Hava daha da soğuk. Titriyoruz resmen. Yanımızdaki tüm kalın şeyleri üst üste giydik ve saat 3 te yola çıktık. Bromo ve İjen planlarınız da varsa asla tropikal iklim bişey olmaz sıcaktır diye düşünmeyin hata edersiniz. Yanınıza mutlaka kalın birşeyler alın. Bere eldiven ne bulduysak giydik o derece soğuktu.

Bromo da gündoğumu için özel turlar düzenleniyor. Safari Jeepleri ile sizi kaldığınız yerden alıyorlar gezdirip geri getiriyorlar. Biz öyle yorulmadan yapılan şeyleri sevmeyiz tabi dedik aslaa. Yürüyerek çıkacağız. Başaracağız. ( Çıkışın yarısında herkes ‘ biz manyak mıyız acaba neden yapıyoruz bunu ‘ diyerek hayatı sorgulasa da sonunda başardık 😀 ) Her yer zifiri karanlık. Gecenin yarısında bilmediğiniz bir yerde bilmediğiniz yollardan ormanların içinden geçmek 2 saat boyunca titreyerek tırmanmak tam bize göre diyorsanız sizi de Bromo ya bekleriz. Yok ben yapamam derseniz birazcık para karşılığında Jeep ile çıkabilirsiniz. Ama macera yürüyerek çıkmak bizden söylemesi.

Bu yukarıdaki tabelayı gördüyseniz doğru yerdesiniz. Gecenin 3 ünde yolu nasıl buluruz demeyin zaten bunu yapan çok fazla insan var. Kime sorarsanız nereden gitmeniz gerektiğini gösteriyor.

Biz önce bu kapıya kadar geldik. Bu noktada milli parka girenlerden ücret alınıyor. ücret ödemek istemiyoruz dediğimizde geri dönüp soldan gidin dediler biz de direk oraya yöneldik. Yol aşırı karanlık kafa feneri işe yarayabilir. Başlangıçta çok kolay olan yol gittikçe zorlaşıyor. İlk izleme noktası Seruni Point. Güzel bir manzarası var ama bizce yetersiz. En yüksek her zaman en güzel manzarayı sunar. Eğer buraya kadar çıkıp ben daha çıkamam derseniz buradan gün doğumunu izleyebilirsiniz. Biz en yükseğe doğru devam ettik.

 

Zorlu bir 2 saatlik çıkışın ardından saat 5 civarında en yukardaki Penanjakan İzleme Noktasına vardık. Bizim gittiğimiz dönemde güneş 5.30 civarında doğuyordu. Tepede korkunç bir rüzgar esiyor. Ama biz ki saatlerce o yokuşları çıkmışız bunun için bizi yıldıramaz.

Ve işe o muhteşem manzara. Hayatımda ilk kez aktif bir volkana bu kadar yakından bakıp bir de üzerine güneşin doğmasını izlemek tüm yorgunluğumu titrememi aldı götürdü. Çıkarken delilik bu diye söylenen ben ‘ Endonezya ya tekar gelirsem buraya bir kez daha gelirim bu yolları yine yürürüm ‘ moduna geçiş yaptım. Sen de abartıyorsun yahu Ezgi demeyin. Abartmam lazım o kadar güzeldi yani.

Güneşin doğuşunun ardından Penanjakan dan inip yapmak istediğimiz bir şey daha vardı. O da kratere tırmanmak. Yani Bromo nun kraterine. Ancak vaktimiz çok az kalmıştı. Araç gelip bizi kaldığımız yerden alacağı için yetişemezdik. Biz de tekrar gelmek için açık kapı olsun diye bir dahaki sefere de kratere çıkarız dedik 😀

Not : İzleme noktasına çıkış zor ama iniş daha zor. Çıkışta zorlanıp titreyen bacaklar inişte kendilerini bırakabiliyor. Düştüm de ben de oradan biliyorum. Yoksa uyarmam 😀 Bastığınız yere dikkat edin !