Genel

Bolu Yedigöller Abant – Yeşile Doymak İsteyenler İçin

BOLU’DA YEŞİLE DOYANLAR

İşte o doğaya ,yeşile ve oksijene doyduğumuz uzun zamandır isteyip ancak fırsat bulabildiğimiz Bolu gezimizin ayrıntıları. Gel vatandaş gel 🙂

BOLU-YEDİGÖLLER-ABANT-GÖLCÜK

Bir haftasonu kaçamağı daha başlamak üzereydi . İstikamet Bolu Yedigöller. Hep resimlerini gördüğüm, giden arkadaşlarımdan güzelliğini dinlediğim yere gitmenin heyecanıyla düştük yollara. İstanbul Büyükçekmece den sabah 9 gibi yola çıktık. Birkaç yerde mola vererek ( yollarda ki güzel manzaraları hiç kaçırmayız efenim 🙂 ) 4 saat sonra Yedigöllerdeydik. Bu biraz keşif amaçlı bir geziydi aslında bizim için. Çünkü internette ne kadar araştırma yapsak da gittiğimiz yerlerde durum biraz farklı olabiliyor.

KEŞİFLER

İnternette Yazan Bilgi 1 : Yedigöller Milli Parkı, Abant Gölü ve Gölcük Milli Parkı nda ateş yakmak yasaktır.

Keşif 1: Evet heryerde ateş yakmak yasaktır tabelası var. Ancak ateş yakan çok fazla kişi olduğunu gördük. Aslında olay şu; teneke içinde ya da ayaklı bir mangalda ateş yakmak yasak değil sadece yer ateşi yakmak yasak (tabi onu da yapan vardı ancak birdaha belirtelim YASAK)

Biz de tabi ateş yakmak yasak diye düşündüğümüzden hiç hazırlıklı gelmemiştik. Birdahaki sefere hiç affetmeyiz o mangal yakılır 🙂

İnternette Yazan Bilgi 2: Yedigöller in yolu çok kötü.

Keşif 2: Yol çok kötü değildi aslında.Yani abartılacak bir durum yok. Sanırım biraz da iyileştirme yapılmış yolda onun da etkisi olabilir belki. Ancak en nihayetinde bir dağ yolu, tabiki de virajlar olacak  çukurlar olacak. Aksini beklemek biraz saçma açıkçası.

Zaten bu konu biraz irdelenmesi gereken bir durum. Doğal bir ortama giden yolunda ordaki şartların da doğayı ve ordaki canlı yaşamı etkilememesi gerek diye düşünüyorum . İnsanlar rahatça ulaşabilsinler diye doğal yaşamı olumsuz etkileyecek faaliyetler yapılması bana çok doğru gelmiyor. Gerekirse insanlar zor ulaşsın gerekirse zorluk çeksin. Hatta öylesi daha iyi belkide o zaman değerini bilmeyen kişilerden uzak kalmış olur doğa 🙂

Araçla gidecek olanlar için saat zaman farkı olacağını sanmıyorum yol da çok sıkıntı yaşanmaz. Ancak motorla gidecek olan varsa karanlık bir saate kalmasa iyi olur. Kurtlar kapabilir 🙂


YEDİGÖLLER

Tespitlerden bahsettik, gelelim Yedigöllere. Heryer yeşil, göller bile o derece yani. Birkaç saat kaldıktan sonra başımız ağrımaya başladı. Bu kadar fazla oksijene alışık değiliz sanırım bünye kaldıramadı temiz havayı !

Kuzeyden güneye doğru sıralanan adı üzerinde 7 adet gölden oluşur. Sazlıgöl , Nazlıgöl , İncegöl , Deringöl , Küçükgöl , Büyükgöl , Seringöl , Kurugöl . Tüm gölleri bir rotada yürüyerek gezebilirsiniz.  Her bir göl bambaşka manzaralar sunar.

Sadece gölleri değil çevresinde birçok ağaç türü barındıran ormanlarıyla da insanı başka dünyalara çeker. Haftasonu giderseniz büyük bir kalabalıkla karşılaşabilirsiniz tabi mümkün olduğunda haftaiçi gitmek de fayda var.

Çok güzel kamp alanları mevcut.  Geceyi  Yedigöllerde geçirmedik ancak bir sonraki gidişimizde mutlaka kamp yapmayı düşünüyoruz. Piknikçiler gittikten sonra doğayla başbaşa bir gece geçirmek güzel olacaktır. Kamp alanı gerçekten kalabalıktı gittiğimizde çok fazla çadır vardı. Doğayla başbaşa kalma amacıyla yapılan bu gezi biraz amacından sapıyor haliyle. Bu sebeple biraz araştırılıp keşif yapılırsa kalabalığın olduğu yerlerin dışında sakin yerlerde bulunabilir.

Rota üzerinde uğranması gereken yerlerden biri Pisagor Ağacı. Bir matematik öğretmeni olarak nasıl bişey acaba diye merakla gittim. İki ağaç Pisagor Üçgenine benzeyen bir şekil oluşturmuş adına da Pisagor Ağacı denmiş 🙂 Mutlaka görülmeli mi ? Hayır. Ancak ağacı ararken çok sakin ve huzurlu yerler keşfettik bu yüzden görülmeli.


ABANT GÖLÜ

Bolu gezimizde geceyi Abant ta geçirmeye karar verdik. Yedigöllerden inişimiz biraz geç olduğu için kendimize karanlıkta göl kenarında uygun bir yer bulduk ve dolunay eşliğinde sakin huzurlu bir akşam geçirdik.

Abant Gölü gece çok sakin oluyormuş onu farkettik. Ancak sabah uyandığımızda yavaş yavaş kalabalıklaşmaya başladı. Bolu merkeze yakın olması ve yolunun da Yedigöllere göre daha düzgün olması sebebiyle genelde günübirlikçiler burayı tercih ediyorlar. Yansın mangallar modunda oldu bir süre sonra 🙂

Göl etrafında yürüyüş yapıp biraz keşfettikten sonra iyice kalabalık bastırınca biz de artık burdan kaçalım dedik ve Gölcük Milli Parkına doğru yola çıktık.

Önce Yedigöller gibi harika bir yere gittiğimizden midir bilmem ama Abant Gölü bizi yeterince tatmin etmedi açıkçası.


GÖLCÜK MİLLİ PARKI

Gölcük Milli Parkı, Bolu Merkeze yalnızca 13 Km mesafede olup bizim de mutlaka gidilmeli listemizde yerini almış bulunuyor. Pazar günü gitmiş olmanın dezavantajı olarak büyüüük bir kalabalıkla karşılaşmış olsak da inanılmaz güzelliği kalabalığı bize unutturdu. Yemyeşil ormanların içinde parlayan bir göl insanı nasıl bu kadar huzura boğar inanın anlamış değiliz.

Gölcük denince akla ilk gelen şey orada tek başına duran tatlı ev oluyor ( ki kendisi bir ev değil Orman Bakanlığının misafirhanesidir 🙂 ) Durum böyle olunca herkes o evi fotoğraflamak peşindeydi. Gerçekten de tek başına öyle tatlı görüntüler sunuyor ki insana, fotoğraftan nefret eden bile dayanamaz çeker o derece yani !

Herzaman olduğu gibi Gölcük te de kalabalıktan uzaklaşma sakin bir yer bulma arayışı içindeydik ki , göl çevresinde bir yol ve yolun girişinde bir tabela bulduk. Yürüyüş parkuru yazıyordu km ile beraber. Hemen dedik bir bakalım neler var. Kimseciklerin olmadığı bir orman yolu düşünün. Sanki  her an bir yerden ayı çıkçakmış hissi uyandıran sessiz bir yer  :)))  Mutlaka yürüyün deriz.

Gölcük Gezimizi gölün etrafını tamamen turlayarak bitirdik ve piknikçilere elveda diyerek yola koyulduk. Keşke hiç bitmese dediğimiz gezilerimizden biri daha bitmiş oldu. Bir sonraki gezimizde görüşmek üzere..

BONUS

Yedigöller Milli Parkı ndan ayrılıp Abant Gölü ne gitmek üzere yola çıktığımızda güneş batmak üzereydi. Yedigöllere çıkarken gördüğümüz Kapankaya Seyir Terası aklımızdaydı. Yolun sağ tarafında tabelasını görünce hemen durduk ve attık kendimizi merdivenlere. Gün batımına yetişmek için baya çabaladık ancak koşa koşa nefes nefese çıktığımız halde gün batımını kaçırdık. 🙁 Güneş batmış olsada nefes kesici bir güzellikle karşılaşıyorsunuz burada. Çıkılan merdivenlere sonuna kadar değer. Yandaki tabelayı görünce mutlaka bir mola verin ve buraya çıkın deriz !

Video Gelecek İstasyon un Instagram hesabında mevcuttur.

NOT:  Yedigöllerde Vodafone ve Turk Telekom hatları çekmiyor. Sadece Turkcell çekiyor. Aslında biz gitmeden önce Vodafone da çekiyormuş ancak büfeci abinin anlattığına göre gezici baz istasyonunun tekerleklerini çalmışlar :)))) bu sebeple aracı götürmüş Vodafone 🙂 Telefon çekmemesi daha güzel birşey bizce ancak yine de uyaralım..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir